Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve 81 il valiliğine iletilen resmi yazıda, yasal dayanağı olmayan kurumlar aracılığıyla yürütülen eğitim süreçlerinin anayasal bir suç teşkil ettiği hatırlatıldı.
Bakanlık, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Milli Eğitim Temel Kanunu çerçevesinde, her türlü eğitim faaliyetinin devlet denetiminde olması gerektiğini vurguladı. Yapılan resmi açıklamada, kurumsal izin almadan faaliyet gösteren yapıların hiçbir yasal statüsünün bulunmadığı ve bu tür yerlerin derhal mercek altına alınacağı belirtildi.
Türk Öğrencilerin Usulsüz Kayıtları Takipte
Özellikle yabancı büyükelçilikler veya konsolosluklar bünyesinde, yalnızca kendi personellerinin çocukları için açılan ancak usulsüz bir şekilde Türk öğrencileri de bünyesine katan okullar Bakanlığın radarına girdi. Gelen duyumlar üzerine harekete geçen MEB, Türk vatandaşlarının zorunlu eğitimlerini yalnızca Bakanlığa bağlı resmi veya izinli özel okullarda alabileceğini net bir dille ifade etti.
Valiliklere gönderilen talimatta, e-Okul sistemi üzerinde kayıtlı görünüp derslere devam etmeyen öğrencilerin durumu dikkatle incelenecek. Yapılan araştırmalar sonucunda, yasal olmayan okullara devam ettiği tespit edilen öğrencilerin velilerine gerekli tebligatlar yapılacak ve bu öğrencilerin resmi eğitim kurumlarına nakledilmesi sağlanacak.
Müdürlüklere “Hassasiyet” Talimatı Verildi
Milli Eğitim Bakanlığı, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinden bu konuda hiçbir taviz verilmemesini istedi. Kaçak eğitim faaliyetlerinin önüne geçilmesi amacıyla denetimlerin sıkılaştırılması ve mevzuata aykırı hareket eden kurumlar hakkında gerekli yasal işlemlerin ivedilikle başlatılması talimatı verildi. Bakanlık, çocukların eğitim hakkının korunması adına denetimlerin kararlılıkla süreceğinin altını çizdi.

