28 Nisan Pazartesi günü Bursa Uludağ Üniversitesi kampüsünde yoğun katılımla başlayan yürüyüşle birlikte öğrenciler, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla başlattıkları “vicdan nöbetine” resmen start verdi. Yürüyüşün ardından öğrenciler, kampüs içerisinde kurulan çadır alanında bir araya gelerek çeşitli etkinliklerle farkındalık çalışmalarını sürdürüyor.
Üniversitedeki birçok öğrenci topluluğunun ortak girişimiyle hayata geçirilen nöbet programı; kültürel faaliyetler, söyleşiler ve panellerle destekleniyor. Etkinlikler kapsamında, insan hakları konusunda uzman konuklar da kampüse davet edilerek özellikle Gazze başta olmak üzere zulüm gören coğrafyalardaki insanlık ihlalleri üzerine öğrencileri bilgilendiriyor.
Nöbet süresince yapılan basın açıklamasında, son aylarda Gazze’de artan saldırıların altı çizilerek şu ifadelere yer verildi: “Hastanelerin, ibadethanelerin ve hatta sivillerin sığındığı çadırların hedef alınması, işgal rejiminin pervasızlığını ve vahşetini açıkça göstermektedir. Bu tablo, yalnızca işgalin değil, aynı zamanda onlara destek veren küresel güçlerin de sorumluluğudur. Ne yazık ki, dünya kamuoyunun büyük bölümü bu vahşet karşısında sessizliğini korumaktadır.”

Açıklamada, Filistin meselesinin yalnızca bir bölgenin sorunu olarak değil, tüm İslam âleminin ortak meselesi olarak görülmesi gerektiği vurgulandı. “Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için verilen mücadele, tüm müminlerin ortak görevidir. Kudüs’ün kurtuluşu, aynı zamanda tüm İslam coğrafyasının kaderini belirleyecek bir mücadeledir” denildi.
Etkinliği düzenleyen öğrenciler, bu nöbetin sadece bir protesto değil, aynı zamanda üniversite gençliğinin adalet, vicdan ve insan hakları gibi temel değerlere sahip çıktığını gösteren güçlü bir mesaj olduğunu ifade ettiler.

