Şu an Türkiye genelinde 12 farklı ilde faaliyet gösteren toplam 16 okulda, 2025-2026 eğitim öğretim dönemi itibarıyla adeta bir “kültür mozaiği” yaşanıyor. 97 farklı ülkeden gelen 2 bin 87 yabancı uyruklu öğrenci ile 3 bin 608 Türk öğrenci, aynı çatı altında hem akademik eğitim alıyor hem de sarsılmaz dostluk bağları kuruyor. Toplamda 5 bin 695 öğrencinin eğitim gördüğü bu kurumlarda, yaklaşık 141 farklı dil konuşuluyor.
Uluslararası statüdeki bu okullara kabul süreci oldukça titiz işletiliyor. Yabancı uyruklu adaylar, kendi ülkelerinde yapılan ve %80 akademik başarı, %20 dini bilgi ölçen zorlu yazılı ve sözlü sınavlardan geçiyor. Başarılı olup Türkiye’ye gelen öğrenciler, ilk yıl haftalık 20 saatlik yoğun bir Türkçe eğitim programına dahil ediliyor. Türk öğrenciler ise LGS kapsamındaki merkezi sınav puanlarıyla bu seçkin okullara yerleşme hakkı kazanıyor.
Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Afrika’dan Güneydoğu Asya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyadan mezun veren okullar, bugüne kadar 3 bin 285 yabancı uyruklu genci kendi ülkelerine birer gönüllü eğitim elçisi olarak uğurladı. Kosova’dan Endonezya’ya, Filistin’den Tanzanya’ya kadar onlarca ülkeden gelen gençler; insan haklarına saygılı, medeniyet değerlerini özümsemiş ve küresel sorunlara çözüm üretebilen vizyoner bireyler olarak hayata hazırlanıyor.
Sadece birer eğitim kurumu olmanın ötesine geçen bu liseler, Türkiye’nin uluslararası diplomasideki yumuşak gücünü pekiştirirken, Müslüman toplumların din eğitimi ve personel ihtiyacına da kalıcı çözümler sunuyor. Geleceğin dünyasında söz sahibi olacak bu gençler, Türkiye’de aldıkları kaliteli eğitimle ülkeleri arasındaki bağları güçlendiren en önemli stratejik ortaklar haline geliyor.

